18 Ocak 2014 Cumartesi

“~Bekleyiş~”


Bazen herşeyine sinir olursun! Onu öldürmek istersin! Sana kimsenin yapmadığı, yapamayacağı davranışları sergiler! Sarfettiği sözleri ağzına tıkmak hatta ağzının ortasına yapıştırmak istersin! Yapmazsın ama… Beklersin!

Kimseye birşey söylemesen de herkes anlar bir sorun olduğunu!

Bazı ilişkiler herkes tarafından farkedilir! Sen söylemesen de herkes gizlice takip eder sizi! Merak uyandırır; çünkü farklıdır! Kimse birşey söyleyemez! Ne söyleyeceklerini de bilemezler zaten! Ne olduğunu bile anlamadıkları birşey hakkında sadece dedikodu yaparlar!
Bu ilişkiler medyatik olur işte!

Kimine göre aşktır, kimine göre arkadaşlık, kimine göre ise saçmalık! Bi isim bulmak, bi kalıba sokmak için uğraşırlar! Farklıdır! Bu da insanları rahatsız eder! Farklıdır! Merak ederler! Düşmanı da seveni de çok olur bu tür ilişkilerin ve tabi o kişilerin!

İşte böyle bir ilişki varsa ortada kimseye birşey söylemezsin çünkü her kafadan bir ses çıkar! Beklemek tek çözüm olur!

Çoğu zaman bu ilişkinin kahramanları "tuhaf" olurlar! Düşünceleri, yaşamları, sözleri, işleri, davranışları farklıdır! Herkesle konuşur ama pek kimseyle anlaşamazlar! Bir gün doğru olan diğer gün yanlıştır onlar için! Bu yüzden de dengesiz, çıkarcı, bencil hatta duygusuz olarak bile adlandırılırlar!

Düşmanı kadar seveni de çok olur onların! Farklıdırlar dedim ya! Önce merak edip gelen sonra dayanamayıp kaçan insanlarla doludur etrafları! Korkmak, kızmak, sevmek… Birçok sebeple gelir, birçok sebeple gider insanlar hayatlarından!

Ne demiştim en başta?
Bazen onu öldürmek istersin! Herşeyine sinir olursun! Saçma sapan davrandığını görürsün! O seni şaşırmışlıkla suçlarken sen onun şaşırdığını yüzüne söylersin! Kavga da edemezsin! Bi yandan çekip gitmek istersin! Bi yandan da gitmek istemezsin!

Gitmek isteyişin onu sevmediğinden değil hep sevmek isteyişindendir aslında! Onu sevmek için saygı duymaya ihtiyacın vardır! Saygı duymak için de görmemeye!

Bu tür durumlarda bi taraf agresif davranırken bi taraf sessiz kalır çünkü kavgaları yıkıcı bir deprem yaratır dünya için! En iyisi bırak dağınık kalsın taktiğiyle herşeyi olduğu gibi bırakıp uzaklaşmaktır!

O arada çok sert olursun! Herşey batar! Yanlışlıkla iletişime geçersen öküz bulursun karşında! Kimseye etmediği lafları sana eder! Karşılık verecekken içinden sus der birşeyler! Sessizce cevap vermeden uzaklaşırsın! Nefret edersin o ara ondan! Sonra o hissin içine yerleşmesine izin vermezsin! Saygın herşeyi kontrol altına alır!

Uzakken çok özlersin! İnadına hep iyi şeyler gelir aklına! Vakit geçer! Gülersin, gezersin, çalışırsın… Onsuz da olur evet ama baharatı eksik yemek gibi olur işte! Diyet yemeği gibi olur hatta! Birileriyle gülersin, çok gülersin ama güldüğün şeyler normalden farklı olur! Kimi zaman kimse anlamaz diye söylemediğin şeyler birikir! Gülecek şeyler biriktirirsin! Bunalıma girmezsin asla! Hayat devam eder dedim ya! Onsuz da olur!

Bi an gelir düşünürsün ulan sadece ben mi yaşıyorum bunu diye! Uyuz olursun ona! Senin aklına gelenler onun aklına gelmiyor diye! Aslında özlersin işte ve o özlemiyor diye uyuz olursun! Kendine kızarsın! O yokmuş gibi davranırsın ama bi yandan varmış gibi plan yaparsın! Bilirsin çünkü döneceğini ya da istersin belki de bilmeden!

O ara sana yazmaya başlar anlarsın seninle konuşmaya çalıştığını! Kızarsın önce ben konuşmaya çalışırken nerdeydin diye ama ses etmezsin! Birşey yokmuş gibi davranırsın! Hiç birşey sormaz, konuşmaz sanki birşey olmamış gibi davranırsın! Oysa içinden binlerce monolog yazarsın!

Her konuşmada özür dilesene öküz dersin içinden! 

Ben olsam burnumdan getirirdin! Özür dilemeden konuşmazdın! Niye yaptın onları? O sözler neydi? Niye birşey yokmuş gibi davranıyorsun? Aptal mıyım ben? Niye susuyorum ki? Sen de benim gibi mi hissediyorsun yoksa beni kullanıyor musun? Yalnız mı kaldın? Çok kızıyorum sana! Yok ya o gösteremez ama ben anlıyorum onu! Sever o beni! Aptal olma! Herkese gösteriyor da sana gelince mi gösteremiyor? Sen inan daha inan aptal! Neyse dur bakalım zamanı gelince konuşuruz! Bu kez anlasın ama! Beni kırdığını anlasın! Tamam gitmem, kötülüğünü istemem ama böyle olmaz bilsin! Bana saygı duysun! Benim değiştiğimi de anlasın! Konuşmam lazım! En kötü ne olur ki yine konuşmaz benle kızar! E iyi de ben onu istemiyorum ki! Gitmek de istemiyorum! Böyle olmaz ama olmaz! Bi çare var elbette ama dur bakalım! Onun aklından da geçiyor mu acaba bunlar? Yoksa nasıl olsa ben istersem gelir mi diyor? Öyle olmadığını anlaması gerek! Ben istediğim için geldiğimi bilmesi gerek! He şimdi konuşsam ben barışmadımki senle der üste çıkar! Sus en iyisi sus! O gördü gerçeği! Anlar o! Anlamadıysa konuşurum! 

Ve binlercesi geçer içinden!

O arada sen bi uzak bi yakın dururken o yine bildiğini okuyup yine seni sallamadığını ima eder! Canı isteyince yazar, arar, konuşur! İstemezse sebep bile söylemez! Bahanesi de vardır! Yalanını gözünle görürsün ama umursamazsın! Söylesen sana ne diyecek, sen kimsin diyecek! Trip atmak istemezsin! Onun gibi davranmak istemezsin! Yine de uzaklık olur işte! Hala kendine gelmediğini bildiğin için beklersin yine! Sadece bilirsin ki bir kez bir konuşma olacak ve tam olacak! O zamana kadar aradaki buzların erimesini beklersin! Ondan bi adım beklersin! Beklersin! Karşında hala saçma, kendine yakışmayan şeyler yaptığını görürsün! Ses etmezsin! Gözünde değişmemesi için bakmazsın! Ben mi onu iyi gördüm hep yoksa şu an saçmalıyor mu diye düşünürsün! O arada sağlam durmaya çalışırsın! Yanlış yapmamak için sadece beklersin! 

Şimdi bunlar her ilişkide olur, ben de yaşadım mı diyeceksiniz? Hani farklı insanların hikayesiydi bu mu diyorsunuz?

Farkı olaylarda değil sebeplerde!

Sebepler bir sonraki yazıda! ;)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder