12 Eylül 2013 Perşembe

“~O~”

Hayat nerde başlamıştı acaba ya da beynim silmeye ne zaman başlamıştı?
Kim olacağıma karar veren ben mi olmuştum?
Tutkularım doğuştan mıydı yoksa müzik bahane mi olmuştu?
Hükmetmek tek çare miydi gerçekten?
Başka biri olmak ister miydim?
Kadınlar… Neden bu kadar önemliler?
Hepsi aynı mı yoksa ben mi aynı şekilde yönetiyorum hepsini?
Neden yönetiyorum?
Gece hayatı ve hayat… İkisi aynı mı?
Dostlardan kopuş kendim için miydi gerçekten?
Dost muydu onlar?
Müzik miydi önemli olan gece mi?
Aşk?
Seks?
Para?
Mutluluk?
Ün?
Başarı?
Peki neden?
Ben…!?

Mektuplar yazdıran adamın hikayesi belki bu! Belki hiç alakası olmayan bir adamın hayatı! Belki nedenler üstüne kurulu sonuç ya da sonucunda bakılan olaylar bütünü!
Benim kelimelerimle onun hikayesi bu! Belki de benim kelimelerim onun sonucu! Kendi gözümden değil de onun gözünden anlatmak zor değil çünkü ben zaten onun gözüyle görmeyi yıllar önce öğrenmiştim!
Hikayemi bilmeden bana anlatmasını istedim! Neden bir kahraman olduğunu bilmeden kendi kahramanlarını anlatmasını istedim! Kendi hikayesinde bile neden kendisinin kahraman olduğunu fark etmesi için belki de!
Benim anlattığım adamla kendisi aynı mı?
Ben onun hikayesinde nerede yer aldım bu çok önemli değil aslında! Belki de hayatında önemsemediği bir detayın ne kadar önemli olduğunu fark etmesi için de değil! Bu yüzden benim hikayemi bilmeden kendi hikayesini anlatmasını istedim! Beni ya da başka olayları fark etmeden kendi yaşadığını, kendi farkındalığını anlatsın istedim!
Ben aslında o oldum dediğimde gerçekten o olsaydım neler olurdu görmek keyifli olacak! Tercihler neye yola açar bir kez daha kanıtlayacak! Nerde olabilirdim ve neden olmadı bunu anlatacak farkında olmadan! Kendisi neden burda ve herşey istediği gibi mi yoksa istemediği birşey mi yaptı bunu anlatacak!
İnsanın bildikleriyle boşverdikleri ve öncelikleri nedir en büyük kanıtı belki de bu hikaye! İlk hikayenin sağlaması olacak!
O zaman başlayalım anlatmaya! Soruların cevaplarını bulacak mıyız hikayede yoksa biz mi vereceğiz cevapları?

6 Eylül 2013 Cuma

“~öğrendim~”

Gözlerimle sevmeyi öğrendiğimde kendimden vazgeçip sen olmayı öğrenmiştim! Yokluğunda seninle konuşurken seninle olmayı öğrenmiştim! Ne durumda olursam olayım sana dokunmamayı başardığımda aşkı öğrenmiştim! Hayatımda olman için beni kötü bilmene razı olduğumda susmayı öğrenmiştim! Yetinmeyi öğrendiğimde mutlu olmayı öğrenmiştim! Senin için öğrenmeyi öğrenmiştim! 




15 Temmuz 2013 Pazartesi

“~ipucu~”

Yagmur sonrasi huzur vardi havada! Sessiz, soguk ve dingindi her yer! Hersey saklandigi yerden cikiyordu! Doga uyaniyordu! Uzun suren kis sonrasindaki bahar gibiydi yagmur sonrasi! Hersey normale donuyordu sanki guzellesiyordu! Gunes acmaliydi hatta gokkusagi cikmaliydi! Mutlu olmaliydi insan! Hava yavasca isinmali ve gozun kamasmaliydi renklerden! Deniz sakin, dalgasizdi! İslak toprak kokusu etrafa yayilmaliydi! Doganin kuraliydi iste! Yagmur biter, gunes dogar mutluluk sarardi! Boyle olmaliydi, hep boyle oldugu anlatilirdi ama olmadi!
Yagmur durdu sessizlik hakimdi, "huzur bu" diyordu! Etrafta solucanlar vardi yagmur yagarken bogulmamak icin terk ettikleri yuvalarina donuyorlardi! Hersey anlatildigi gibi ilerliyordu ama birden durdu hersey! Gokyuzune bakti hava hala karanlikti! Siyah bulutlar hala ordaydi, gunes yoktu! Gokkusagi da… O zmn anladi ki her yagmur sonrasinda gunes acmazdi! Bazen yagmurdan sonra yine yagmur yagardi! Hep soylenen, her soylenen her zaman gercek olmayabilirdi! Yuvalarina donen solucanlar bogulurdu! Yagmur bazen oldurebilirdi! Sen bitti sandiginda bitmeyebilirdi yagmur! Hatta gunes acsa bile yeni bir bulutla tekrar islanabilirdin! Kacsan, korunsan da hazirliksiz kalabilirdin yagmur karsisinda!

Kabul etmek gerektigini anladi yagmuru! Belki hayati! "Secmiyorsun, sadece duruma gore davraniyorsun" dedi kendine! Umutsuz, karamsar ve huysuzdu! Gordugu hersey boyle olmakta hakli oldugunu kanitliyordu ona! Yine de icinden bi ses inanmiyordu bunlara! Kotu dusunur iyi davranirdi ve bunun farkindaydi! Belki tersi olsaydi o zaman seri katil olurdum diyordu kendine! Hep birilerini oldurmek isterdi ama hep yuzu guler, iyi davranirdi!

Aslinda bu bir seyahat hikayesi! Okuyan icin ilk hikayenin bir devami ama ilkinin tersine bu oznel bi hikaye baska kahramani yok! Bu koyda gecen burda biten bi hikaye! Basi burda degilmis gibi gorunen ama aslinda burda baslayan bi hikaye! 
Benim o! Hep disardan bakmaktan kendi gozumle gormeyi unutan benim! Korkularimin beni ele gecirmesine izin veren benim! Olmasi gerekenle olan farkli oldugunda gormezden gelen benim!

12 Temmuz 2013 Cuma

"~tercih~"

Denize yavaş yavaş girmek ve birden girmek arasındaki fark ne zaman tercih olur?
Denize girmek iyi olacaksa sorun yoktur! Yöntem fark etmez ama denize girmek zarar verecekse o zaman tercih olacaktır!

"~yine sus~"

Bazen sadece susmak istersin! Çok şey anlatmak istediğinde ya da nereden başlayacağını bilemediğinde belki... Anlatmak istemezsin, belki anlasın da istemezsin... Beklemek istediğin için de değil!
Konuşulmaması  gerekir diye düşündüğün zamanlar da yalandır aslında! Konuşmaya yanlış yerden başlarsan sanki yıkılacak gibi gelir anlatmak istediğin! O zaman susmak tercih olur!

26 Haziran 2013 Çarşamba

23459 (yirmi üç bin dört yüz elli dokuz)

Yine Merhaba;
Sana karşı neden hep sabırlıyım biliyor musun? İstediğim herşeyi yazdığım için! Sana kızdığım zaman yazıyorum ve gerek kalmıyor sana söylememe! Şu anlarda bile hiç kötü bişey diyemiyorum ama sana ya! Hiç merak ettin mi neden sana hep zamanı gelince konuştuğumu? Yazabildiğim için! Yazdım rahatladım! Sana saygım olduğu için, seni kırmamak için! O yüzden seninle konuşurken hep doğru kelimeleri seçebilmişimdir! Sen hiç bilmedin ama seninle konuşmalarım hep benim 2. konuşmam olmuştur aslında! Bu da benim seninle diyaloğumu koruma biçimim olmuştur hep! Sen belki hiç farkında olmadın ama ben sana bu kadar saygı duydum işte! Belki de son zamanlarda fazla yazmadığım için seninle konuşurken hep yavaş ve tane tane konuşmaya çalıştım! Çok kızdığım şeyler yaptın! Benimle ilgili değil! Kendinle ilgili yaptığın şeylerden bahsediyorum! Delirdim! Çünkü benim kahramanım hata yapmaz! Yapamaz! Bana davranışlarına üzülmemin sebebi de bu! Umrunda olmamak koyuyor! Evde tek başıma oturduğumu, sıkıldığımı bildiğin halde umursamaman koyuyor! Beni düşman olarak görmen canımı yakıyor! Senin nasıl olsa yanında birileri var ve vaktin geçiyor! Ivır zıvırla uğraşıp oyalanabiliyorsun! Ben ne yapayım? Beni kurtarmak için uğraştığın o karanlığa kendin tekrar gönderiyorsun ve işin kötü tarafı farkında bile değilsin! Yine denizin ortasındayız ve ben yine suyun içinde çırpınıyorum! Sandaldan bana bakıyorsun ve ben, sen yine gidecek misin diye bakıyorum! Olan bu! Sana doğru yüzmeye de çalışsam uzaklaşıyorsun! Yemin ederim eğer mutlu olacaksan arkana bakmadan gitmene bile ses etmem! Boğulmayı bile göze alırım! 

~"bilinmeyen"~


Bu hikayenin başıydı önemli olan! Kimsenin bilmediği aslında! Sonu, başıydı! O yüzden hiç anlatmamıştım en başta ne olduğunu! Bişeydi! Biriydi! Adımın nerden geldiğini, neden bi adada geçtiğini kimse bilmezdi! Denizi neden çok sevdiğimi, aslında o adaya neden sığındığımı anlayamazlardı! Neden cümlelerimin sonunda hep ünlem olduğunu kimse bilmezdi!

Koca bir hikaye oldu yazdığım mektuplar! Oysa herşey 13 sene önce yazdığım ilk mektupla başladı! Her gün yazdım ona! Hevesle, istekle! Herşeyi anlatırdım! Her gün mektup yazdım, yolladım 1,5 sene boyunca! Uzaktaydı o sürede sonra geldi ben yine yazdım her gün ama yollamadım, vermedim mektupları! Gün geldi ayrıldık! Ben yine her gün yazdım ona! Bilmiyordu! Her gün onunla konuştum haberi olmadı! Kendimle konuşmamın adı o olmuştu! Düşünürken bile ona anlatsam ne derdi diye düşünürdüm! Cevap verirdim kendime onun gibi! Hayatı ondan öğrendim, yaşadım! Bilmiyordu! Yanımda olsa ne yapmamı isterdi dedim hep! Belki bu yüzden hiç yanlış yaptığımı düşünmedim! Beni hep korudu ama bilmiyordu! Devam edebilmemi sağladı! Yaramı açan kendisiydi ama yaşamamı sağlayan yine kendisiydi haberi yoktu! Yanımda olmasına gerek yoktu çünkü ben onun gibi düşünmeyi öğrenmiştim! Mimiklerim, konuşmam, insanlara tavrım hepsi onun gibiydi farkında bile değildi! Aynı dönemlerde aynı şeyleri yapıyorduk haberi yoktu! Hata yaptığımda bile içim rahattı çünkü o da olsa aynı şeyi yapardı hata bile olsa! Bir insan yarattı! Bilmiyordu bunu! Bir kahraman olduğunu bilmiyordu!

Bana deli kızım derdi! İçime işlerdi bu sözü, bilmezdi! O kadar yılda ne isimler takmıştı bana ama en özeli buydu! Bana aşkım dediği anlarda nefes bile alamazdım! Yine de deli kızım dediğinde bi daha nefes almamak o anda o mutlulukla ölmek isterdim! Bana söylediği her kelimeyi ezberlerdim! Konuştuğumuz her konuyu, cümleyi, kelimeyi, konuşurken aldığı nefesi bile ezberlerdim! Onu gördüğüm her saniye son saniyem olabilir derdim! Her anı bu yüzden kaydederdim zihnime! İlk günden biliyordum sanki bir gün gideceğini! Hayal kurardık! Hani hep derler ya bulutların üstünde olmak diye! Gerçekmiş! Gözünün içindeki hareleri bilirdim! 48 tane sol gözünde 46 tane sağ gözünde kirpiği vardı! Sakallarını saymaya kalkmıştım bir gün ne bakıyorsun yüzüme garip garip demişti! Söyleyemedim! Tavana bakarak konuşurdu hep, ben de onun gözünden yansıyan tavanı seyrederdim! Her konuşulan, her an önemliydi onunla! Ondan sonra da hep önem verdim kelimelere! Bu yüzden hep ünlem koyarım cümlelerimin sonuna! Hiç kimse bilmiyordu!

Bana deniz gibisin derdi! Durgun, parlak bi deniz! Yüzmek istiyorum ama ya yüzerken dalgalanırsan diye vazgeçiyorum derdi! O yüzden ardından denizin ortasında bi adaya yerleştim! Bilmiyordu! Adada yaşadığım herşey aslında ona her gün yazdığım mektuplar sadece! Ben kimseye değil sadece ona anlattım aslında! Bilmiyordu! Kimse bilmiyordu! Sadece dediğim herşey mektuplarımdaydı!

İşte şimdi sıra hikayenin sonunu anlatmaya geldi! En başa dönelim sadece! Herşey neden sadece!!!